
BU PARKTA ÇOCUK ÖLDÜRMEK YASAKTIR!
Ne oldu biliyor musun?
Olanlar oldu…
Ben bir ölü çocuğu sırf böyle güzel öldü diye tutup,
ölü ağzından öptüm.
Şimdi sen bayım, onlara benden bahsederken
Toplamalısın o katil ağzını.
Gözünde gözü,
Ciğerinde nefesi eksik,
Ama birleştikçe tamlaşan çocuklarla
Koştuk durduk.
İyi olmak istiyorduk,
Özgür olmak istiyorduk.
Bir duraktan ötekine,
Bir parça güneşli gün için,
Bir tatlı dil için,
Ölmekten gocunmadan koştuk durduk.
Senin söküp attığın yüreğimizi
Yakıp yıktığın,
Haykırarak üzerine boşaldığın
Küçük ama işlevsel yüreğimizi
Her defasında, nasıl da inançla yerine taktık durduk.
Analar doğurdukları çocukları
İncecik bir iniltiyle gömdü,
Eşraf duaya katıldı,
Katiller kameraya el salladı,
poz verdi,
yalan söyledi.
Analar neler doğurdu,
Neler gömdü,
Devlet baba hep yanlış ağızları,
Hep katil ağızları öptü.
Neden böyle oldu?
Kasklı adamlar,
İsimlerini bilmediğiniz,
Numaralarıyla hatırlayıp önce canavarlaştırıp
sonra tam üzerimize
Alnımızın, kalbimizin, vicdanımızın ortasına saldığınız,
İşte onlar, hepsi
Hepimizin kanının tadını biliyorlar.
Şimdi bayım,
Dev ekranlara,
Öldürmeyi onurlandıranlara,
Benim gibi olmayanlara,
Benim gibi olma şansı olmayanlara,
Cahillikle beslediğin zavallı dimağlara
Yani onlara,
Onlara benden bahsederken,
Elindeki kanı,
Kirli vicdanını,
Kanlı ağzını temizle.
Git kendin gibilere benden selam söyle,
De ki;
Bütün gezegenlerin, darağacı olacak şu uzay boşluğu.
Tarafsız bölgede sizi, silahsız bekliyorum.
Her akşam iş çıkışı canınıza can katacağım.
Ve yemin ederim, asla sizin gibi olmayacağım.
Melda Köser /15.06.2013